Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Dr. Özdemir Berova Katıldığı Programda Gündeme İlişkin Açıklamalarda Bulundu.

  • “Okullarda makbuz karşılığı olmayan ücretler suçtur… Bakanlığa bildirilsin, adli ve idari soruşturma yapacağım”
  • “Öğretmen atamalarında gecikme oluyor çünkü dünyanın en karmaşık nakil sistemine sahibiz”
  •  “Her yıl geleneksel olarak fotokopi gibi aynı eleştirileri tekrarlıyorlar”
  • “Ağzımdan jetlag kelimesi çıktı ama bunu daha iyi anlaşılması için bir betimleme anlamında kullandım.”
  • “Öğrenci taşımacılığını T izni olan otobüslerle yapıyoruz, şikayetleri de Trafik Komisyonu ve polise iletiyoruz”

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Özdemir Berova, okulların yeni eğitim öğretim yılına başlamasının ardından Er Meydanı Programı’nın konuğu oldu. Bakan Berova, Mustafa Alkan’ın hazırlayıp sunduğu Kıbrıs Genç TV’de canlı yayımlanan programda hem Alkan’ın hem de izleyicilerin sorularını yanıtladı.

Yeni eğitim yılı başlarken yapılan eleştiriler için “her yıl fotokopi gibi aynı eleştiriler” yorumunda bulunan Bakan Berova, okullardaki tadilatlarda İhale Yasası’ndan kaynaklanan gecikmeler yaşandığını, öğretmen atamalarında ise KKTC’de, dünyanın en karmaşık nakil sistemi olduğu için gecikme yaşandığını söyledi.

Berova, okullarda kayıt parası adı altında bir ücret alınmasın diye bu yıl tüm okullara genelge gönderdiklerini belirterek makbuzsuz para alınan okul varsa bakanlığa bildirilmesini istedi ve bu durumda adli ve idari soruşturma başlatılması için gerekeni yapacağını açıkladı.

“Fotokopi gibi eleştiriler”

Berova, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın toplumun yüzde 80’inden fazlasına dokunan bir bakanlık olduğunu belirterek okulların açıldığı dönemde kamuoyunda geniş yer tutan eleştirilerle ilgili “Her yıl geleneksel olarak fotokopi gibi aynı eleştirileri tekrarlıyorlar. Eleştiriye bir karşı duruşumuz yok ama yıkıcı eleştiriler yanında yapıcı hadiselerin de ortaya konulması gerekir” dedi.

Eğitim altyapısına bu yıl 20 milyon TL’lik bir bütçe ayırdıklarını yineleyen Özdemir Berova amaçlarının günü geçirecek projeler değil, kalıcı projeleri hayata geçirip varolan sıkıntılara çözüm üretmek olduğunu belirtti.

Türkiye destekli projeler için kaynakların her kuruşunun kullanıldığını, para kalıyor, iade ediliyor gibi söylemlerin kendi bakanlığı için geçerli olmadığını sözlerine ekleyen Bakan Berova okulların altyapı sorunlarını çözmek için Şubat ayı sonundan ihalelere çıktıklarını, Haziran, Temmuz ve geçtiğimiz günlerde de ihaleler açtıklarını belirterek İhale Yasası’ndan kaynaklanan sıkıntılara değindi. İhale Komisyonu’na 50 proje gönderdiklerini, gecikmelerin bu yasadan kaynaklandığını anlatan Berova, Meclis açılınca yasada değişiklik düşünüldüğünü hatırlattı.

 

“Yapılan işlerin bütününe bakılmıyor...”

Artık inşaat teknolojilerinin de değiştiğini ve okullarda tedbir alınarak eğitim sürerken inşaatların da yapılabildiğini belirten Berova, gelen talepler doğrultusunda Gönyeli İlkokulu yeni idari bina ve dersliklerinin inşaatına ders yılı içerisinde başlandığını söyledi. Yapılacak olan yeni binalar için hem okul idaresi hem de okul aile birliği ve bölge halkı ile görüşüldüğünü belirten Berova, gelen görüşler doğrultusunda projenin ertelenmeden biran önce hayata geçirilmesi için düğmeye bastıklarını vurguladı.

Bakan Berova basında yer alan görseller ile ilgili de “Bu fotoğrafların hepsi, iyi işler yapılırken ortaya çıkan unsurlardır. 5 ay sonra o okulu gezince göreceğim mutluluk ve çocukların mutluluğu bana yeter” dedi.

Berova, ülkemizdeki basın kuruluşlarının gidip okul yönetimleri ve öğrenci velileri ile görüşmeden bu haberleri yayımladığını ve resmin bütününe bakılmadığını da savundu.

Öğretmen kadroları konusundaki sorular üzerine Berova, eğitimi sürdürebilecek kadrolara sahip olduklarını, açtıkları müdür ve müdür muavini münhalleri ile ihtiyaç duyulan yerlerin kadroları doldurduklarını belirtti. Oluşabilecek yeni eksikler içinde yeni münhaller açılacağını sözlerine ekledi.

“Dünyanın en karmaşık nakil sistemi bizde”

“Neden gecikme oluyor çünkü bizde dünyanın en karmaşık nakil sistemi var” diyen Berova, sendikaların açıkladığı sorunlar listesinin abartılı olduğu görüşünü ifade etti.

Kış saati uygulamasına geçilmemesi, kamuda mesai saatleri ve okul saatleri konularındaki soruları da yanıtlayan Berova, düzenlemelerin meteorolojiden aldıkları bilgiler ışığında, gün doğumu ve batımı saatleri dikkate alınarak yapıldığı söyledi.

“45 dakikalık öğle arası önerdim”

Berova, Bakanlar Kurulu toplantısında kamuda yarım saatlik öğle arasının 45 dakika olması yönünde görüş belirttiğini, bunun kabul da gördüğünü ifade ederek “Ama sendikalarla istişareler sonucu böyle bir sonuç çıktı. Öğle arası 45 dakika olursa memurlar işten saat 16.15 yerine 16.30'da çıkacaktı. Demek ki memur arkadaşlar çocuklarını bir şekil alacaklarını ifade ettiler ki böyle bir karar alındı. Bana göre 45 dakika ara daha uygun olurdu” dedi.

Birçok ülkenin bulunduğu coğrafi konumdan farklı saat dilimi kullandığını belirterek örnekler veren Bakan Berova, kış saatine geçilmemesini doğru bulduğunu yineledi.

Mustafa Alkan’ın “Jetlag” tartışmalarıyla ilgili sorusu ve bunun neden söylediğini sorması üzerine Berova, gazeteci Sami Özuslu’nun sorduğu bir soruya kişisel cevap verdiğini ve olayın bu hale geldiğini belirtti.

Berova, Alkan’ın, konuya bir tıp insanı olarak açıklık getirmesini istemesi üzerine de “Saat değişimlerinin yapılmasına, ileri veya geri alınmasına karşıyım. Yapılan saat değişimlerinin insanlar üzerinde oluşturduğu belirtiler bilimsel olarak açıklanmıştır. Bu belirtileri görmek için, yolculuk yapmaya gerek yok çünkü biz insanların biyolojik saati var. Şu anda saat 9'u 20 geçer. Pat diye 10'u 20 geçer yaparsanız biyolojik saatiniz 9'u 20 geçerde kalır. İçsel ritminizin adaptasyon gerektirir. Bu bir saat kaymanın tıpta verdiği belirtiler var. En başta yorgunluk, depresyon ve bir takım başka değişiklikler... Bunlar bir saat değişiminde de yaşanıyor” dedi.

“Sizin ağzınızdan jetlag kelimesi çıktı mı çıkmadı mı?” sorusuna “Çıktı” yanıtını veren Bakan Berova, olayın daha iyi anlaşılabilmesi için bu kelimeyi bir betimleme anlamında kullandığını kaydetti.

Öğrenci taşımacılığı

Programın ikinci bölümünde izleyici sorularını da yanıtlayan Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Özdemir Berova, öğrenci taşımacılığını T izni olan otobüslerle yaptıklarını, şikayetleri de Trafik Komisyonu ve polise ilettiklerini söyledi.

Berova, Gazimağusa’daki Canbulat Ortaokulu’nda derslerin eksiksiz yapıldığını, laboratuvar, resim, müzik odası gibi eksiklerin de bir hafta içinde tamamlanacağını belirterek 1950’lerde öğretime başlayan ve geçen süre içerisinde ciddi tadilat yapılmayan bu okulun hayata geçirdikleri bu proje ile “çiçek gibi” olacağını ifade etti.

Tüzük gereği İngilizce tedrisatlı bir okuldan kolejlere geçiş yapılabildiğini, bunun İngiltere’deki vatandaşlar düşünülerek konulduğunu belirten Berova, güneydeki okullarda öğrenim gören bazı öğrencilerin de tüzükteki bu maddeden yararlandığını söyledi. Berova, “Bu konuda bir düzenleme elzem oldu.  Bu kapsamı belki önümüzdeki yıllarda daraltırız” dedi.

Berova, “Eğitim müfredatının Türkiye ile uyum kisvesi altında ilahiyat seviyesine çekileceği söyleniyor. Böyle bir şey var mıdır?” sorusunu yanıtlarken böyle bir şey olmadığını söyledi.

“Çağdaş, üretebilen, tartışabilen Atatürk ilkelerine, milli ve manevi değerlere bağlı bir gençlik yetiştirmek amacıyla program bazlı bir çalışma yapıldığını” ifade eden Özdemir Berova, müfredatın ülkemizin bilim insanları ve kendi öğretmenleri tarafından oluşturulduğunu bildirdi.

Berova, “Temel eğitimde artık KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı'nın yaptığı, ürettiği ve ürettirdiği müfredat uygulamada olacak” dedi.

Özdemir Berova, son zamanlardaki tartışmalar nedeniyle Türkiye’deki müfredatla ilgili Talim ve Terbiye Kurulu’nda ön değerlendirme yapıldığını ve kendisine geçen yıldan çok farklı olmadığı yönünde bilgi iletildiğini kaydetti.

Çanakkale gezisi

Kamuoyunda tartışmalara yol açan Çanakkale gezileri konusunda ise Berova “Çok güzel bir iş yaptık. Her Kıbrıslı Türk gencinin o mücadelenin ruhunu algılaması adına orada vakit geçirmesi o nefes kesen mücadeleyi ve düşmana savunmanın ruhunu algılayabilmesi yerinde görmesi bizim arzu ettiğimiz bir sonuçtu. Bana gelen geri dönütlerin hemen hemen hepsi de çok olumludur. Bu konuda hala talep vardır. Yine planlayıp düzenleyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

AÖA

Berova, Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) ile Lefke Avrupa Üniversitesi arasında imzalanan protokol ve akademinin kapatılacağı yönündeki kaygılarla ilgili de “AÖA'yı kapatmak istesek yasa değişikliği yapardık ve kapatırdık. Öğretmen alımı da üniversitelerden mezun olan öğrenciler üzerinden, KHK tarafından yapılır derdik biterdi. AÖA 1930'lu yılların sonlarında öğretmen ihtiyacını karşılamak için ağırlıklı rum öğrencilerle başlayan ve İngilizler tarafından bir üniversitenin bölümü olarak kurulmuştu . Biz de LAÜ ile işbirliği içinde AÖA’nın marka değerini koruyalım çağdaşlaştıralım dedik” ifadelerini kullandı.

Bu yıl AÖA’ya giriş sınavı yapıldığını ve 45 gencin kayıt hakkı kazandığını belirten Berova, AÖA yanında LAÜ'nün ÖSYM ile aldığı öğrenciler de olacağını, kapatılması veya etkisizleştirilmesi diye bir şeyin söz konusu olmadığını dile getirdi.

“Makbuz karşılığı değilse bildirsinler”

Okullarda kayıt sırasında alınan ücretlerle ilgili bir izleyici sorusu üzerine Berova, “Makbuz karşılığı olmadan para alındıysa suçtur. Bildirilsin. Adli ve idari soruşturma yapacağım. Yarın bakanlığa gelsin. ‘Böyle bir hadise var’ desin, polis soruşturması isteyeceğiz. Bu açık ve net…” diye konuştu.

“Ücret alınmasın genelgesi”

Okullarda kayıt parası adı altında bir ücret alınmasın diye bu yıl tüm okullara genelge gönderdiklerini de açıklayan Berova “Kimse zorlanarak para alınamaz. Okul aile birlikleri bir masa kurabilir ve bağış yapmak isteyenlerden bağış alabilir. Mecbur edilen varsa ‘böyle bir mecburiyetim yoktur’ deyip vermesin” dedi.

Üniversiteler

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Özdemir Berova, üniversitelerin gösterdiği performanstan gurur duyduklarını belirterek üniversitelerin “eğitim öğretim, araştırma, devlet ve halk yararına işlemler yapmak” gibi fonksiyonları bulunduğunu söyledi. Berova, ülkedeki üniversitelerin eğitimde belli noktaya geldiğini; araştırmada başlangıçlarda olduklarını, toplumun faydalanmasında ise daha aşağılarda bulunduklarını kaydederek devlete düşen görevlere işaret etti.

Berova, AB ve TÜBİTAK fonları ile araştırma ve geliştirmenin önünün açılabilmesi için girişimler yaptıklarını anlattı.

Bakanlığının eğitim kalitesini ölçecek bir kurum olmadığını, bunu YÖDAK’ın yaptığını kaydeden Bakan Berova, yaptıkları anlaşmalar gereği YÖK’ün de teknik destek vermesinin önünün açıldığını söyledi.

Özdemir Berova, yurt dışı ziyaretinde KKTC üniversitelerinden mezunların iyi yerlere geldiğini görmekten mutluluk duyduğunu ifade etti ve üniversitelerin belli bir standartta olması gerektiğini, yasa ve tüzüklerle ilgili de kendilerine görev düştüğünü anlattı.

Berova, KKTC’de yükseköğrenimin ekonominin ana unsurlarından olduğunu ve geçen yılki rakamlarla 700 milyon dolar gelirle, 750 milyon dolarlık turizm gelirlerinin ardından ikinci sırada geldiğini ifade etti.

Yeni üniversite açma izni merciinin son yasal düzenlemeyle Meclis’e verildiğini hatırlatan Berova, öğrenci kisvesi altındaki kaçakların tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı ile birlikte bir çalışma yürüttüklerini belirtti.

Berova, “Bu insanların nasıl tespit edileceği ve adadan nasıl uzaklaştırılacağına dair genelgeyi içişleri bir ay önce yayımladı” dedi.